Piyasaları yoğun bir gündem bekliyor

Merkez Bankası’nın özellikle enflasyonun görünümü nedeniyle daha temkinli bir duruşa geçmesinin ardından bu hafta Haziran ayı TÜFE rakamının vereceği sinyaller yurtiçinde haftanın en önemli konu başlığını oluşturuyor. (ÜNLÜ Menkul )

Merkez Bankası’nın özellikle enflasyonun görünümü nedeniyle daha temkinli bir duruşa geçmesinin ardından bu hafta Haziran ayı TÜFE rakamının vereceği sinyaller yurtiçinde haftanın en önemli konu başlığını oluşturuyor. Lehte baz etkisinin olmamasının yanında gıda fiyatlarının seyri enflasyonun Haziran ayında ortalamaların üzerinde bir değer alabileceğine işaret ediyor. Beklenti anketinde 2003 bazlı seride ortalaması %0’a yakın olan Haziran ayı için %0,50 oranında artış öngörülmüştü. Söz konusu tahminin gerçekleşmesi durumunda mevcut durumda %11,39 seviyesinde bulunan yıllık TÜFE %12’ye yaklaşacak. Yine bu hafta açıklanacak PPK özetlerinde ise TCMB’yi 25 baz puanlık faiz indirimi tahminlerine karşın beklemede kalmaya iten sebeplere ilişkin daha fazla detay arayacağız.

Yurtdışında ise haftanın odak noktasında bir kez daha ABD olacak. Cuma günü ABD piyasalarının kapalı olması nedeniyle Haziran ayı istihdam rakamları Perşembe günü açıklanacak. Önceki ay beklentilerden çok daha güçlü bir performans gösteren istihdam rakamlarının bu eğilimini devam ettirmesi risk iştahının destek bulması adına da önem taşıyor. ISM imalat rakamının güç kazanarak büyümeyi daralmadan ayıran 50 seviyesine yaklaşması da benzer bir etki yaratabilir. Diğer taraftan Haziran ayı Fed toplantısının tutanakları ise Çarşamba günü açıklanacak. Hatırlanacağı gibi toplantıda faiz oranlarında ve varlık alım programının büyüklüğünde değişikliğe gidilmezken 2022 sonuna kadar faizlerde değişiklik öngörülmemişti. Tutanaklarda özellikle negatif faiz ve getiri eğrisini kontrolüne yönelik tartışmalar odan noktasında olacaktır.

Euro Bölgesi’nde ise bu hafta özellikle enflasyon rakamları ön planda olacak. %1’in altında seyreden çekirdek TÜFE’de aşağı yönlü bir eğilim görülmesi ECB üzerindeki baskının daha da artmasına neden olabilir. Bölgede işsizlik oranının artması ve ücretlerdeki düşük büyüme enflasyon üzerindeki risklerin önümüzdeki aylarda da aşağı yönlü olacağına işaret ediyor. Bu açıdan bakıldığında enflasyonun bölgenin en önemli sorunlarından biri olarak kalmaya devam edeceğini söylemek mümkün.

BEKLENTİLERİMİZ

Borsa İstanbul’da yukarı yönlü eğilim korunuyor. Korona virüsün ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin algı sıklıkla değişirken Borsa İstanbul dalgalı geçen haftayı sınırlı da olsa yükselişle kapatmayı başardı. Endekste yukarı yönlü hareket etme eğiliminin yeni haftada da sürmesini bekliyoruz. Bu noktada kısa vadede 116.300 seviyesi ilk önemli hedef noktası olarak takip edilebilir. Geçtiğimiz haftaki yükselişte aşılamayan bu seviyenin geride bırakılması durumunda yukarı yönlü hareket etme eğiliminin ilk etapta 118 bin seviyesine doğru genişleyeceğini düşünüyoruz. Aşağıda ise 113.300 ve 114.000 seviyeleri ilk destek noktaları olarak izlenebilir.

EUR/USD 1,12’nin üzerinde tutunuyor. 1,1350 seviyesinin üzerine yükseldikten sonra özellikle korona virüs vaka sayılarındaki artışın güvenli liman arayışını artırması nedeniyle yönünü aşağı çeviren EUR/USD haftayı da 1,1250 seviyesinin altında tamamladı. Teknik açıdan bakıldığında geri çekilmelerin 1,1200’nin üzerinde karşılanmasını ise oldukça önemli buluyoruz. Öyle ki bu seviyenin altında yapılacak bir kapanış parite üzerindeki baskının da artması anlamına gelecektir. Dolayısıyla 1,12 desteği çalıştıkça kısa vadeli indikatörler de güç kazanabileceği için yukarı yönlü hareket alanı canlı kalmaya devam edecektir.

TL değer kazanmakta zorlanıyor. TCMB’nin sürpriz bir şekilde faizleri sabit tutmasının ardından ilk etapta değer kazanma çabası sergileyen TL bu eğilimini devam ettirmekte başarılı olamazken dolar karşısında haftayı 6,85’in üzerinde tamamladı. USD/TL Haziran ayı ortasından bu yana 6,86’nın üzerini test ediyor olsa da bu bölgedeki hareketlerin oldukça sınırlı kaldığını ve bu seviyenin çok büyük ölçüde direnç olarak çalıştığını görüyoruz. Dolayısıyla 6,86’nın altında kalınması rahatlık sağladığı gibi aşılması ise teknik açıdan TL için risk yaratan bir faktör olacaktır.

Ons altın yeni haftaya 1770 doların üzerinde başlıyor. Ons altının geçen hafta 1780 dolar sınırına kadar yükseldikten sonra nakite dönüş ve kâr satışlarının etkisi ile 1750 doların altına geri çekildiğini gördük. Ancak ABD’de korona virüs vakalarının günlük bazda 45 bine kadar yükselmesi ve dünyada da toplam sayının giderek artıyor oluşu güvenli liman özelliğinden dolayı ons altının cazip kalmasını sağlıyor. Bu kapsamda yeniden 1770 doların üzerinde rakamlar görüyoruz. Bu da haftaya başlarken teknik görünümü iyileştiriyor. Kısa vadede olası kâr satışlarında 1745 doların üzerinde kalınması halinde aşağı yönlü risklerin sınırlı kalacağını düşünüyoruz. Kaldı ki korona virüs bir endişe kaynağı olmaktan çıksa bile merkez bankalarının ekonomilere verdiği güçlü likidite desteği nedeniyle orta uzun vadede altın lehine tablonun korunacağını düşünüyoruz.

 

Kaynak ÜNLÜ Menkul
Hibya Haber Ajansı

Okunma